Uluslararası Üniversiteler Konseyi Kurucu Başkanı Orhan Hikmet Azizoğlu:

Uluslararası Üniversiteler Konseyi Kurucu Başkanı Azizoğlu, batı toplumlarının, Türkiye ve bütün İslam coğrafyasını emperyalizmin ekonomik ve politik çıkarları üzerine inşa ettikleri ifade ederek, “Kendilerine göre bu durumun ebediyete kadar sürmesi için politik, diplomatik ve özellikle silah sanayisindeki üstün başarıları onları, sözde kendilerine göre dünyanın efendisi yapmıştı. Sözde dostlarımız olan batı, bizi ülkemizde kiracı olarak görmek istediklerinden dolayı 15 Temmuz’un intikamını almak için 16 Nisan referandumuna karşı çıkıyorlar” dedi.

Batı toplumlarının Türkiye ve İslam Coğrafyasının asla demokratikleşmemesi, hak ve özgürlüklere sahip olmaması gerektiğini ilke edindiğini belirten Azizoğlu, “Genel olarak feodal bir yapıya sahip coğrafyamızda böl, parçala ve yut politikası her zaman batı toplumları için başarılı bir uygulama ve kesin sonuç aldıkları bir saha olmuştur. Türkiye’de 15 yıl öncesine kadar ülke yönetiminde söz sahibi olunabilmesi için emperyalist güçlerden icazet, yetki ve onay alınması gerekirdi. Ancak, son 15 yılın Türkiye’sini emperyalist güçlerin bu himaye, himmet ve sömürüsünden halk iradesi ve demokratik uyanışıyla inşallah ebediyete kadar durdurduk. Türkiye; ekonomik, diplomatik ve demokratik her uyanış ve silkinişinde karşısında emperyalizmin uşaklarını, emir erlerini, ihtilalcıları ve darbecileri gördü. Bu nedenle de ülkemiz asla dilediği ve hak ettiği konuma gelemedi. Ülke ve millet olarak bizi tam anlamıyla parçalamak, yok etmek, politik ve askeri güç olarak menfaatlerine uygun geldiğinden ve bütün irademiz onların kontrolü altında olduğundan; onlar ne emir buyurduysa o kadar demokrasiye sahip olduk ve ne kadar lütfettilerse o kadar milli gelirimiz arttı. İşte bu kazanımları kaybetme korkusu, onların 16 Nisan 2017 referandumuna karşı çıkmalarının en önemli sebeplerinin başında gelmektedir” diye konuştu.

Batı toplumlarının 15 Temmuz darbe teşebbüsünü medeniyet maskesi ile kamufle ettikleri ve aslında insani değerlerden hızla uzaklaşmış gerçek yüzlerini gösterdikleri tarihi bir vaka olduğunu vurgulayan Azizoğlu şunları kaydetti:

“Bu tarihi vaka ile bizi kendi topraklarımızda kiracı durumuna ve kendi evlerimizde ise misafir konumuna getirmeyi amaçladılar. Diğer yandan, bizi ekonomik olarak az gelişmiş veya gelişmemiş ülke olarak gördüler. FETÖ terör örgütü, asker, sivil toplum örgütleri ve yargı içerisinde darbe ve anti demokratik sistem için hazır kıta pusuda bekleyen çağdışı zihniyeti de kullanmışlardır. Şimdi ise Türkiye’nin seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayip Erdoğan liderliğinde dünyaya örnek teşkil edecek kahramanlık destanı ile hezimete uğratılmış olmanın intikamını 16 Nisan 2017 referandumunda almak istiyorlar. Batı toplumları bu anti demokratik ve insanlık dışı reaksiyonlarının, güçlü Türkiye korkusu ve 15 Temmuz kahramanlık destanına karşı intikam duygularıdır. Dili, ırkı, mezhebi ve siyasi görüşü ne olursa olsun referandumda bütün dünyaya bizim Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir ve birlik içindeki sahipleri olduğumuzu, bizi topraklarımızda kiracı, evimizde misafir yapamayacaklarını 15 Temmuz’da gösterdiğimiz gibi 16 Nisan referandumunda da tekraren göstermeliyiz.”

Bir önceki yazımız olan Kosova Devlet Bakanı, Keçiören Belediyesini ziyaret etti başlıklı makalemizde Bilim Teknoloji, Borsa ve Döviz hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir